| |
Linux Tarihçesi:
Linux, 1991 yılında
Finlandiyalı bir
üniversite öğrencisi
tarafından
geliştirilmeye başlanmış
ve serbestçe
dağıtılabilen, çok
görevli, çok kullanıcılı
UNİX işletim sistemi
türevidir. Andy
Tannenbaum tarafından
geliştirilmiş olan Minix
işletim sistemine
dayanmaktadır. Linux,
İnternet üzerinde ilgili
ve meraklı birçok kişi
tarafından ortak olarak
geliştirilmekte olan ve
başta IBM-PC uyumlu
kişisel bilgisayarlar
olmak üzere birçok
platformda çalışabilen
ve herhangi bir maliyeti
olmayan bir işletim
sistemidir.
Farklı kuruluşlar Linux sistemi ve uygulama yazılımlarını bir
araya getirerek Linux
dağıtımları
oluşturmuşlar ve
kullanımını
yaygınlaştırmışlardır.
Bu dağıtımlar Redhat (fedora),
Mandrake, Debian vs.
şeklinde çeşitlidirler.
Özet: Gün geçtikçe
kalabalıklaşan bir
topluluğa yön veren GNU
Felsefesini ve Özgür
Yazılım Akımı'nı duymadı
iseniz bu yazıya bir göz
gezdirmenizde fayda var;
bu yazıda GNU ve
Linux'un ne olduğu
anlatılmaya
çalışılmıştır.
Bu yazıyı okumak ve
bahsedilen düşünceleri
özümseyebilmek için
bilgisayar konusunda
uzman olmanız kesinlikle
gerekmemektedir
fakat, başlamadan önce,
kavramların aynı
anlamlarını
kullandığımızdan emin
olmak için aşağıdaki
bazı bilgisayar
terimlerin tanımlarını
yapmak yerinde bir
hatırlatma olacaktır:
Donanım (Hardware):Bir
bilgisayarın veya başka
bir benzer sistemin
fiziksel, dokunulabilir,
gerçek parçaları (ses
kartınız, işlemciniz,
disk sürücüleriniz,
monitörünüz, yazıcınız
gibi).
Yazılım (Software):Donanımlar
üzerinde elektronik
olarak saklanabilen
bilgisayar programları
ya da verilerin tümüne
verilen isim (işletim
sisteminiz, mp3
dosyalarınız, mp3 çalıcı
programınız, metin
belgeleriniz gibi).
Kaynak Kod (Source
Code):Bir
programın, herhangi bir
programlama dili ile
yazılmış, insana yakın
orjinal formu.
Programlar, kaynak
kodların çeşitli
derleyicilerden
geçirilerek bilgisayarın
anlayabileceği bir forma
dönüştürülmüş
halleridir. Örneğin mp3
çalıcı programınızı
bilgisayarınızda
çalıştırabilirsiniz
fakat onun nasıl
çalıştığını
anlayabilmeniz için
kaynak koduna bakmanız
gerekir. En ilkel hali
ile kaynak kod için, ait
olduğu programın
bilgisayara ne
yaptırdığını ve nasıl
çalıştığını tam olarak
anlayabilmemizi sağlayan
yazılı halidir
diyebiliriz.
Bu çok kısa ve genel
bilgilendirmenin
ardından, "Bilim ancak
kollektif olarak gelişir
ve bilgi
paylaşılmalıdır" diyen
Richard M. Stallman'ın
öncülüğünü
gerçekleştirdiği GNU'nun
ne anlama geldiğini
açıklayarak başlayalım
ve Stallman'ın söylediği
ve kimsenin hayır
diyemeyeceği bu söz ile
1984 yılında başlayan
GNU hareketinin arasında
nasıl bir bağ olduğundan
bahsedelim.
GNU'nun açılımı, 'GNU
is Not Unix'tir.
Yani GNU, 'GNU, Unix
değildir' anlamına
gelmekte olan
özyinelemeli (rekürsif)
bir kelimedir. Richard
M. Stallman, 1970'li
yıllarda MIT
(Massachusetts Institute
of Technology)'nin Yapay
Zeka laboratuvarlarında
serbest yazılımı bir
yaşam şekli olarak
benimsemiş bir grupla
beraber 1980'li yılların
başına kadar yazılım
geliştirici olarak
çalışmıştır. Bu grup ile
olan birlikteliğinin
sona erişinin ardından
kendisini o dönemlerde
ivme kazanan bazı
akımlardan dolayı
benimsenmeye başlanılmış
yeni bir sosyal sistem
içerisinde bulmuştur,
Stallman bir
röportajında1
o günleri şu şekilde
nitelendirmekte:
"Kendimi özgür olmayan
(kaynak kodu kapalı
olan) yazılımların hakim
olduğu ve kullanıcıların
yardımsız bırakıldığı,
parçalanmış ve birlikte
çalışmanın korsanlık
olarak nitelendirildiği
çirkin bir sosyal
sistemin içinde buldum.
Bu tür bir yaşantıyı
reddettim. Ancak işimi
özgürlüğe ve birlikte
çalışmaya adadığım zaman
yaptıklarımdan gurur
duyabileceğime karar
verdim." Ve 1984 yılında
tamamen özgür
yazılımların meydana
getirdiği bir işletim
sistemi ve işletim
sisteminin araçlarının
geliştirilmesi çalışması
böylece başlamış oldu,
işte bu çalışmanın adı
GNU idi. Yazılan özgür
yazılımların bir şemsiye
altında toplanması için
1985 yılında yine
Stallman tarafından FSF
(Free Software
Foundation) kuruldu ve
GNU yazılımları korumak
üzere GPL (General
Public Licence) adı
verilen yazılım lisansı
duyuruldu. GPL lisansı
ile lisanslanan özgür
yazılımların amaçları
özgürlüklerini
korumaktan başka bir şey
değildir.
Özgür yazılımlar
hakkında sık rastlanan
bir yanlış anlama, özgür
yazılımların ücretsiz
olduğudur; genellikle
böyle olmakla beraber,
özgür yazılımlar ücretli
olabilirler, fakat
kaynak kodları
ücretlendirmelerinden
bağımsız olarak açıktır.
Bir yazılımın, 'özgür
yazılım' olarak
değerlendirilebilmesi
için yazılımın
kullanıcısına neleri
sağlaması gerekir?
-
Yazılımı kullanan kişi
onu her türlü amaç
için çalıştırmakta
özgürdür. Özgür
yazılımlar
kullanıcıları
kısıtlamazlar.
-
Yazılımı kullanan kişi
yazılımın nasıl
çalıştığını
incelemekte ve kendi
özel ihtiyaçlarına
daha iyi cevap
verebilmesi için
yazılım üzerinde
değişiklik yapmakta
özgürdür. Kendisi
yeterli bilgiye sahip
değilse bunu bir
başkasına da
yaptırabilir.
-
Yazılımı kullanan kişi
elindeki yazılımı
dağıtmakta ve toplum
ile paylaşmakta
özgürdür.
-
Yazılımı kullanan kişi
yazılımı geliştirmekte
ve geliştirdiği yeni
halini toplum ile
paylaşmakta özgürdür.
GPL'nin bu hükümlerine
bakıldığında 'yazılımı
yazan' kişi ile
'yazılımı kullanan' kişi
sanki birbirine
karıştırılmış gibi
görünüyor. İnsanın,
-özellikle günümüz
koşullarında- bir
yazılımı kullanan
kişinin, kullandığı
yazılım üzerinde,
yazılımı üreten kişi
kadar hakka sahip
olmasını kabul etmekte
güçlük çekmesi çok
doğal... Özgür yazılım
akımı ile beraber, GPL
şemsiyesi altında
geliştirilen bir yazılım
özel bir çaba sarfetmeye
gerek bırakmadan,
başlangıcından sonuna
değin toplumun ve
bilimin yararına
geliştirilmiş olur.
Çünkü bu lisans ve
yaklaşım sayesinde,
-
Yazılım
geliştiricileri
tekerleği yeniden
keşfetmekle vakit
harcamaz, daha önceden
üretilmiş olan
araçları yazılımlarına
ekleyerek bunlar
üzerine yeni şeyler
inşa edebilir.
-
Aynı işi yapan
yazılımların en iyi
yönleri alınarak
kullanıcılara optimum
çalışan, kaliteli
yazılımlar hızla
sunulabilir.
Kullanıcılar var olan
yazılımlar arasından
istediğini deneyerek
kendi ihtiyacını
rahatça seçebilir.
-
Kullanıcılar özgür
yazılımlara çok makul
fiyatlar ile ya da
-çoğunlukla- 0
maliyetle sahip
olabilir, dolayısı ile
yazılım ücretlerine
ayırdıkları
kaynaklarını donanıma
ya da diğer
ihtiyaçlarına
ayırabilir, yaşam ve
çalışma standartlarını
yükseltebilirler.
-
Yazılımın kaynak
koduna da sahip
olduklarından dolayı
kullanıcılar kritik
yazılımların nasıl
çalıştığını anlamak
için kaynak kodlarına
bakabilir, isteklerine
göre özelleştirebilir
ve kaynak tasarrufu
sağlayabilir. Elbette
kullanıcılar yazılım
üretimi konusunda
bilgili olmak zorunda
değildir, ne bir
programcı kiralamak
kullanıcı için, ne de
var olan bir yazılım
üzerinde değişiklik
yapmak bir programcı
için zordur.
Bütün bunlar göz önünde
bulundurulduğunda, özgür
yazılım akımı bilişim
dünyasının acımasız
çarkları arasında açan
bir çiçek gibidir.
GPL'nin zekice
düşünülmüş hükümleri
sayesinde bu akımın önü
kendi menfaatlerinden
dolayı kapalı kaynak
kodu savunan, küçük bir
kitleyi doyuran egoist
yazılım devleri
tarafından bir türlü
kesilememektedir ve Free
Software Foundation'un
kurulduğu 1985 yılından
bu yana internet
teknolojisinin de hızla
yayılması ile bu akım
bütün ülkelere sıçramış
durumdadır. Açık kaynak
kodlu özgür yazılımlar
yukarda bahsedilen
özellikleri ile şu
avantajları da
beraberinde
getirmektedir:
-
Güvenilirlik:
Açık kaynak kodlu
yazılımların belki de
en büyük artısı olan
güvenilir oluşları,
kimi çevreler
tarafından doğru
olmayan bir mantıkla
bir dezavantaj gibi
gösterilmeye
çalışılmakta ve
topluma 'Açık kaynak
kodlu bir yazılımın
tam olarak nasıl
çalıştığı kaynak
koduna bakılarak
bilinebildiği için
yazılımın barındırdığı
güvenlik problemleri
saldırganlar
tarafından kolaylıkla
tespit edilip
kullanılabilmektedir'
gibi bir düşünce
yerleştirilmeye
çalışılmaktadır. Fakat
açık kaynak kodlu bir
yazılım, doğası gereği
geliştirilmesi
sürecinden kullanımı
zamanına değin
onbinlerce göz
tarafından
denetlenmektedir. Var
olması muhtemel bir
güvenlik problemi ya
da kötü niyetli bir
programcı tarafından
bilinçli olarak
yerleştirilebilecek
bir kod parçası
yazılım sizin elinize
ulaşmadan tespit
edilmekte ve hızla
düzeltilmekte ya da
size ulaşması
engellenmektedir.
Ayrıca kimse, binlerce
insanın kollektif bir
şekilde geliştirdiği
bir yazılımın
güvenilmez olduğunu
idda ederken, sınırlı
sayıda kişinin
geliştirdiği ve kaynak
kodunu kapattığı bir
yazılımın
güvenilirliğini kimin
ve nasıl garanti
edeceği sorusuna yanıt
veremez.
-
Sağlamlık: Yine
açık kaynak kodlu
yazılımların doğal
geliştirme süreci
içerisinde çok sayıda
insan tarafından
denenmeleri ve kaynak
kodlarının gözden
geçirilmesi sonucunca
ortaya yüksek
kalitede, stabil ve
kuvvetli yazılımlar
çıkmaktadır.
-
Esneklik:
Kaynak kodu açık bir
yazılım hızla ve
kolaylıkla yeni bir
sistem üzerinde
çalışacak şekilde
yeniden
yapılandırılabilmekte,
bir kısmı çıkarılarak
kapsamı
daraltılabilmekte ya
da eklenen yeni
fonksiyonlarla kapsamı
genişletilebilmektedir.
-
Uygulama Desteği:
Çok geniş bir
yelpazede ve
çeşitlilikteki bir çok
açık kaynak kodlu
özgür yazılım her gün
duyurulmaktadır.
Herhangi bir konudaki
ihtiyaç açık kaynak
kodlu yazılımlarla
hızlı ve kaliteli bir
şekilde çözüme
kavuşturulabilmektedir.
Belki de hepsininden
önemlisi, bahsedilen
yazılım sizin kendi
malınız olmaktadır.
Yukarıda da bahsedilen
GPL lisansı uyarınca
üretilmiş bir yazılım
üzerinde, onu hazırlayan
kişi kadar hakka sahip
olmanız inanılması güç
bir şeydir. İnsanların
bu durum karşısında şu
şekilde bir
değerlendirme yapması
çok sık rastlanan bir
durumdur: 'Bir yazılımın
kaynak kodunun açık ya
da kapalı olması, özgür
olması ya da olmaması
benim için neyi
değiştirir?'
Aslında çok şeyi
değiştirmektedir.
Bu şekilde düşünen
kişilerin bir kısmı,
bilgisayarlarında lisans
bedelleri ödenmemiş,
kopya yazlımlar
kullanmaktadırlar,
dolayısı ile ellerindeki
yazılımların yasal
kısıtlamaları ve
hükümlerinden dolayı
hırsız durumuna düşmekte
ve yasaları
çiğnemektedirler; sırf
ihtiyaçlarını karşılamak
istedikleri için
hayatları boyunca
yapmayı akıllarından
bile geçirmeyecekleri
suçlarlı işlemiş
sayılmaktadırlar.
Bir kısmı da
bilgisayarlarında
kullandıkları
yazılımların lisans
bedellerini ödemekte,
fakat kullandıkları
yazılımın lisans
hükümleri uyarınca
lisans bedeli ödenmiş
yazılımlarının bir
kopyasını çok yakın
arkadaşları dahi istese
ona 'hayır' demek
durumunda
kalmaktadırlar.
Demedikleri taktirde de
arkadaşlarını ilk
kısımdaki insanlar
genellemesine
itmektedirler. Yani
lisans bedelini
ödedikleri taktirde dahi
bir yazılıma sahip
olamamakta, yazılımı
özgürce kullanamamakta,
özgür olamamaktadırlar.
İşte bu durum, Richard
M. Stallman'ın "bu yaşam
şeklini reddettim"
dediği yaşam şeklidir.
Peki bunca koşuşturma
arasında Linux'un
yeri nerededir? (Linux,
linuks şeklinde telaffuz
edilir2)
Linux, Linus Torvalds
adında Finlandiya'lı bir
bilgisyar mühendisinin
1991 yılında Helsinki
Üniversitesi'nde bir
öğrenci iken kişisel
bilgisayarında kullanmak
üzere geliştirmeye
başladığı bir işletim
sistemi çekirdeğidir
(işletim sisteminin
çekirdeği, işletim
sisteminin beyni diye
tabir edebileceğimiz
kısmıdır). İnternet'te
yaptığı duyuru sonucunda
tüm dünyadan bir çok
programcının da desteği
ile hızla gelişmiş ve
halen aynı destek ile
gelişmekte olan açık
kaynak kodlu, özgür bir
yazılımdır. Hızlı bir
sürecin sonunda Linus'un
geliştirdiği çekirdek,
GNU hareketinin bir
meyvesi ve aynı zamanda
taşıyıcısı haline
gelmiştir. GNU için
yazılmış özgür
yazılımlar çok kısa süre
içerisinde Linux
çekirdeği ile uyumlu
çalışabilecek hale
getirilmiş ve ortaya
güçlü, esnek ve açık
kaynak kodlu bir işletim
sistemi çıkmıştır. GNU/Linux
olarak anılması gereken
işletim sistemi zaman
içerisinde telaffuz
kolaylıklarından ötürü
Linux olarak anılmaya
başlanmıştır.
Şu anda GNU
yazılımlarını ve diğer
özgür yazılımları bir
araya getiren ve tüm
bunları bir Linux
çekirdeği ile beraber
toplu, derlenmiş ve
kurulumu çok kolay bir
işletim sistemi olarak
piyasaya süren irili
ufaklı bir çok çalışma
mevcuttur. Fedora,
Debian, SuSe, Mandrake,
Slackware bunlardan çok
bilinen bir kaçıdır. Her
biri, normal bir
bilgisyar kullanıcısının
biraz dikkat ederek
bilgisayarına
kurabileceği ve
neredeyse hiç yabancılık
çekmeden kullanabileceği
kadar rahat bir kurulum
arayüzüne sahip bir
şekilde dağıtılmaktadır.
Eğer dağıtımlar hakkında
daha fazla bilgi almak
istiyorsanız3
adresini ziyaret
edebilirsiniz. Bu
dağıtımlar
üniversitelerin Bilgi
İşlem Dairesi
başkanlıklarından,
bilgisayar
mühendislikleri
bölümlerinden ya da
sadece dağıtım işini
üstlenmiş internet
sitelerinden çok cüzzi
miktarlar karşılığında
temin
edilebilmektedirler.
Türkiye'de de dünyanın
her yerinde olduğu gibi
Linux ile tanışmak
isteyen ve yukarda vaad
edilen şekilde bir
bilgisayar yaşantısına
adım atmak isteyen
kişileri bir araya
getirmek ve desteklemek
vazifesini üstlenmiş
ciddi ve özverili
organizasyonlar
mevcuttur. LKD (Linux
Kullanıcıları Derneği),
tüm Linux camiasının
buluşma noktası olmayı
hedefleyen ve bütün
özgür yazılım
hareketlerine kucak
açmış bir dernektir. Her
yıl düzenlenen ve 4 gün
süren Linux Şenlikleri
ile 3-4 paralel salonda
yapılan seminer
oturumları ile insanlar
Linux ile ilgili çeşitli
konularda
bilgilendirilmekte, hiç
bilmeyenlerden
profesyonel bilgisayar
kullanıcılarına kadar
herkezin
faydalanabileceği
etkinliklere Türkiye'nin
dört yanından
konuşmacılar ve
izleyiciler
katılmaktadır. E-posta
listelerinde özgür
yazılım ve linux
konusunda yardım almak
isteyen kişilere yardım
edilmekte, düzenli ve
gezici seminerler ile
kitleler ücretsiz
bilgilendirilmektedir.
Türkçeleştirme, yeni
özgür yazılımların
geliştirilmesi gibi
çalışmalara destek
verilmektedir.
Şu anda nerede ise tüm
üniversite bilgi işlem
merkezlerinin yanı sıra,
NASA, IBM, HP, Boeing,
HSBC, CityBank,
SonyEricsson, Nokia,
Siemens, Samsung,
General Motors, Hyundai,
Oracle, EToys gibi çok
büyük kuruluşlar Linux
kullanmakta ve bir
şekilde özgür
yazılımlara destek
olmaktadırlar.
Peki, şu anda nasıl
linux sahibi olabilir ve
onu kullanmaya
başlayabilirsiniz? Bu
sorunun yanıtı da çok
basittir:
-
En yakın üniversitenin
bilgi işlem dairesine
3 adet boş CD ile
gidip size tavsiye
ettikleri bir Linux
dağıtımını çekmelerini
rica edin.
-
http://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo
adresindeki e-posta
listelerinden linux
listesine üye olun ve
'ben linux kullanmak
istiyorum, bana yardim
edin' diyin.
Eğer çaba sarf etmeyi
göze almışsanız
sonrasının nasıl
geldiğine siz de
şaşıracaksınız.
Bütün bunlar sanki bir
pazarlama şirketinin
serzenişleri gibi
görünmekte, insanın
aklına 'Peki bunca insan
neden bu fikrin peşinden
koşturuyor? Bu kişilerin
menfaati nedir?'
soruları takılmaktadır.
Siz kabul etmesenizde,
özgür yazılımlar ve
Linux sizin kullanmanız
için hiç bir karşılık
beklemeden size sunulmuş
birer hediyedir. Sizin
malınızdırlar, ve ona
sahip çıkmak ya da
çıkmamak özgürlüğü de
diğer tüm
özgürlükleriniz gibi
sizin elinizdedir. Bu
akım ve bu akımın
ürettikleri, toplumların
refah seviyesini
yükseltmek için çalışan
bilime ve gelecek
nesillere bir mirastır.
Richard M. Stallman'ın
söylediği gibi, 'Özgür
yazılım kullanmayı hak
ediyorsunuz'.
|
|